top of page
Ara

Bir Resim, Bir Hikaye "CORONATION" (Taç Giyme Töreni)

Güncelleme tarihi: 2 Tem 2021

click for English


“Bir gün sen de karşılaşacaksın Dreamer ile” *


Kimileri hayatını değiştiren bir kaza, bir hastalık, bir kayıp, bir iflas ile karşılaştı Dreamer ile, kimileri de Corona ile.


Dreamer yazar S. D’Anna’nın Tanrılar Okulu kitabında adı geçen hayali bir karakter. Aslında hem var hem de yok. Bir iç ses ya da ruhani bir yardım. Ve her ikisi de doğru. Çünkü kendi gerçeğine uyandığında her şeyin senden sana olduğunu anlarsın. Hayat bir uyanış, bir farkındalık öyküsü. Bu uyanış ilk başta şok edici. Kabullenmesi zor. Çünkü karşında suçlayacak ne bir anne, ne bir baba, ne bir toplum ya da sevgili var artık. Sadece sen. Hala kendi masal dünyasında yaşayan bir prenses veya prens olarak, gözün tacı takmakta olsa da için için şu anki sorumsuz ve şımarık halinden de memnunsun. Mevki, güç ve avantajlarla birlikte sorumluluk, özdeğer ve özdisiplin de getirir. Bunları almaya hazır mısın ? Yoksa rüzgar nereden eserse, kim sana ne rol biçerse onu oynamak daha mı kolay geliyor ?


Hayat kendini bilmeyi, tanımayı ve özgüvenini kazanmayı öğretmek üzere var. Hayat amacın tam da bu. Her karşılaşma, her deneyim, bu amaç için. Ya bilmediğin, sevmediğin, yargıladığın bir parçanı kabul etmek, ya da sevdiğin ama ortaya koyamadığın diğer parçalarını bulup çıkarmakla ilgili. Her kimi yargılarsan bil ki kendini yargılıyorsun. Her kimi seversen bilki kendini seviyorsun.


Kendi duygularında yanmaya hazır mısın ? Tüm bilinçaltına gömdüğün, seni ilerlemekten alıkoyan, acılarınla yüzleşmeye ? Bu yüzleşmeler cesaret ister. Bir dolu gözyaşı ister. Anka Kuşu küllerinden yeniden doğmasının sebebi, fiziken yanması değil, tüm gerçeği ile yüzleşip, duygularını dönüştürmesi ile ilgili.


Tüm kusurların ve tuhaflıklarınla sen bu dünya için bir armağansın. Dünya var, çünkü sen varsın. Ancak sen kendin olduğunda bu armağanı dünya ile paylaşabilirsin. Diğer türlüsü bir maske, bir rol, bir görev kapanı olarak seni gittikçe çürüten, küflendiren, yavaş yavaş ölüme götüren bir illüzyon olmaktan öteye geçemez.


Tüm kuruluşlar, işyerleri kendi öz değerini öğretmek üzere oradalar. Ama artık özdeğeri yüksek insan bu tür kuruluşlara ihtiyaç duymaz. Yardımlaşmanın, işbirliğinin, öz sorumluluğun var olduğu bir dünyada ne dayatma kurallara, ne sınırlamalara, ne diktatörlere, ne de tebalarına ihtiyaç var.

* Foto 1


“Corona” Latin kökenli bir kelime olup ışıktan hale, başın üst tarafı anlamlarına gelir.

İngilizcede “Coronation” corona sözcüğünden türemiş olup, taç giyme töreni anlamındadır. Virüse corona isminin verilmesi de şeklinin taca benzemesinden dolayıdır. Ancak hayatta hiçbir şey tesadüf eseri değil. Evrenin dili sembolik. Okumasını bilirsen tüm noktaları birbirine bağlayıp büyük resmi görebilirsin.


Corona ve bu pandamı süreci hızlı ve yoğun hayatın içinde bir dur işareti. Dur ve dinle. Kendini dinle. Ne yapıyorsun ? Nereye gidiyorsun ? Gerçekte gitmek ve yaratmak istediğin hayat, gerçeklik bu mu ? Kendin olabiliyor musun, yoksa toplumun sana biçtiği rollere kendini kaptırmış gidiyor musun ?


Geçmişle, kendinle, ilişkilerinle yüzleşmeler. Tüm geçmişini şifalandırıp, geleceğe geçmişten taşıyacağın hiçbir şey kalmaması için belki artık işe yaramayan bir işi, bir ilişkiyi, bir eşyayı, bir duyguyu, alışkanlığı bıraktın. İster gönüllü, ister gönülsüz.

*Foto 2


Değiştin sen, bir sene, iki sene önceki sen değilsin artık. Duyguların, hayata bakışın, alışkanlıkların, kendini ifade edişin, ortaya koyuşun değişti. Hatta fiziksel görüntün bile değişti.

Eski şımarık, mızmız çocuk gitti, yerine kendi sorumluluğunu alan, kendi özdeğerini bilen, kendini bilen bir yetişkin geldi. Aslında herşey bu olgunlaşma süreci içindi. Ve nihayet 21 Haziran 2021’de gün dönümünde, yılın en uzun gününde taç takma töreni ile tacını aldın. Corona bizi tacı ile ödüllendirdi.


Bu tacın sorumluluğunu alıp, hayat amacını gerçekleştirmek için geldiğin bu yolculukta artık acı ile değil neşe ile ilerleme zamanı. Bu seçimi yaparsan…


“Bundan sonraki yaşadığım her gün kendim olmayı seçiyorum, kendimi sevgi ile ortaya koymayı, yaratılmış herseye şefkat duymayı. Her an neşe ve bolluk yaratmayı seçiyorum. Acıdan öğrenme zamanım bitti. Neşeden öğrenme ve yol alma zamanım başladı. Ve de öyle oldu . “



Ahsen Küçükçalık

24.06.2021




KAYNAK : *Foto 1 > Pixabay

*Foto 2 > 70*50cm kanvas üzerine akrilik çalışma, Ahsen Küçükçalık



Some met Dreamer by an accident, an illness, a loss, a bankruptcy that changed their lives and some with Corona. One day you will also meet with “Dreamer”


Some met Dreamer by an accident, an illness, a loss, a bankruptcy that changed their lives and some with Corona.