Ara
  • Ahsen KÜÇÜKÇALIK

ZAMANA İZ BIRAKMAK


Şehrin limana inen beyaz mermer yolunda sekerek yürüyorum. Denizden gelen meltem tenimi okşarcasına yalayarak serinletiyor. Yola sağlı sollu dizilen dükkan önlerinde mutlu bir kalabalık. Şamatalı bir telaşla alış veriş yapıyorlar. Birçok ülkeden getirilmiş çeşit çeşit kumaşlar, ipekler, baharatlar, balıklar… Biraz daha ilerliyorum sokağın köşesinde genç yakışıklı bir denizci, eteklerini beline bağlamış, uzun saçlı, iri memeli bir fahişe ile kıkırdayarak pazarlık ediyor. Muzipçe gülümseyip denizciye geçiveriyorum.

Biraz sonra mermerlerden oyulmuş heykellerin ve sütunların süslediği tapınağın önündeyim. Bu muhteşem güzellik karşısında içimi huzur kaplıyor.

Sıcaktan bunalan, şehrin ileri gelenleri hamamın o güzel havuzuna girmişler. Tepsilerde meyveler önlerinde hazır bekliyor.

Sonra bir anda tiyatronun taş merdivenlerine oturmuş, yakıcı güneşin altında, sahnede rehberin etrafına toplaşmış, güneşten korunmak için şemsiyelerini açmış Japon turistlerin anlamadığım şamatası ile kendime geliyorum. Az önceki deniz görünmüyor artık. Ama taş yolu görebiliyorum. Dükkanlar nerede ? Yıkılmış, harap olmuş.

Ne oldu ?

Benim gördüklerimi bu Japon turistler de görüyor mu acaba ?

İki zamanı aynı anda yaşamış olmalıyım. Geçmiş dediğimiz şey aslında hala tam da bu anda burada duruyor. Zaman içinde zamansızlık. Bu kadar eski bir tarihin dün kadar canlı olabileceğini hissediyorum. Anlıyorum ki geçmiş yaşamlar bana izlerini bırakırken, ben de benden sonrakilere aynı canlılıkta izler bırakıyorum.

Her zaman canlı, dolu ve anda var olan, HAYAT .

Ve tüm dünyaya iz bıraktığın, o AN .

Bizden öncekilerin bize bıraktıkları gibi bil ki sen de bugün yaşarken senden sonrakilere iz bırakıyorsun. Eğer anı güzelliklerle, olumlu duygularla yaşarsan senden sonra orada bulunacaklara güzel duygular aktaracaksın. Eğer korku, endişe, hayal kırıklığı, sevgisizlikle yaşarsan bu sefer bunlar kalacak geleceğe mirasın. Kitap, para, ev, vakıf olması gerekmiyor bıraktıklarının. Sadece ve sadece anını güzel duygularla yaşaman yeterli , adım attığın her yere ışık damganı bırakman için.

Bir fincan kahvenin kokusunu duy, tadını damaklarında hisset, sıcaklığını ellerinde. Fincanın renklerini ve formunu gözlerinde. Şükranla ve çocuksu bir neşe ile bak her küçük ana. Senden sonrakilerin de şükranla bakması için hayata.

canlandırma resim: Adam Nemeth

#efes #antikkent #atalar #miras

57 görüntüleme0 yorum