Ara
  • Ahsen KÜÇÜKÇALIK

KÜÇÜK UYDU LUNA


Bir varmış, bir yokmuş. Geçmiş zaman mı ? Gelecek zaman mı ? Bilinmez. Sonsuz uzay boşluğunun derinliklerinde bir yerde artık ömürlerinin sonuna gelmiş iki büyük gezegen varmış. Günlerden bir gün bu iki gezegen büyük bir gürültü ile birbirlerine çarpmışlar. Çarpışmanın etkisi ile tüm uzaya iki gezegenden kopan, bütünün parçaları olan milyonlarca parçacık bir anda, kendilerini daha önce hiç tanımadıkları karanlık bir boşlukta, tek başlarına sürüklenirken bulmuşlar. Etraflarındaki boşluk o kadar büyükmüş ve karanlıkmış ki çok korkmuşlar ne yapacaklarını bilememişler. İçlerinden bir tanesi- küçük Luna- şaşkınlıkla ve korkuyla uzayda başıboş sürüklenirken uzakta, ona eski huzurlu ve güvenli ortamını hatırlatan büyük bir gezegen görmüş ve onun çekim kuvveti ile ona doğru kayıvermiş ve yörüngesine oturmuş. “Evet” demiş,” işte bu. Kaybettiğim yuvam, ait olduğum yer, buldum.” Uzun bir süre bu gezegenin uydusu olarak gezegen nereye , küçük Luna oraya gezmiş durmuş. Gezegen ne yapmak isterse, Luna da ona ayak uydurmuş, uydu olarak başka da çaresi yokmuş zaten. Ama zamanla içinden bir ses dışarıda daha başka şeylerin olduğunu ve burada özgür olmadığını fısıldamış kulağına. Günlerden bir gün yine aynı yörüngede dolaşırken ileride etrafı parlak bir çemberle çevrili daha büyük ve mavi ve kendisi gibi daha birçok uydusu olan bir gezegen görmüş. “İşte” demiş. “ Aradığım yuva burası olsa gerek, benimkinden daha büyük, daha ışıklı, ve renkli” . Sevinçle kendisine uzunca bir süre ev görevi yapan kendi gezegeninin yörüngesinden kopup, büyük gezegenin daha fazla olan çekim kuvveti ile onun yörüngesine oturuvermiş. Burada da uzunca bir zaman gezegen nereye, o ve diğer uydu arkadaşları oraya zaman geçirmiş. Ama günler birbirini kovaladıkça, ilk heyecan geçip yerini sıkıntı ve tarifsiz bir boşluk hissi kaplamış. Daha büyük de olsa, daha fazla arkadaşı da olsa burada da kendi istediğini yapamıyormuş. Tam bunları düşünürken uzaktan saman yolunun ışıltılı kuyruğu ve içindeki yıldızlar, asteroidler ve diğer gök cisimleri ile güle oynaya, şamata ile o tarafa doğru geldiğini görmüş. “İşte” demiş “Fırsat. Atlarım saman yolunun kuyruğuna, dolaşırım tüm uzayı, özgürlük bu olsa gerek, maceradan maceraya koşarım.” Ve uzunca bir süre bu şekilde saman yolu nereye o oraya uzayın derinliklerinde o diyar senin bu diyar benim yeni arkadaşları ile dolaşmış durmuş. Ama ne var ki yine bir şeylerin eksik olduğunu hissediyormuş. Bu şekilde kaç zaman geçmiş bilinmez, günlerden bir gün uzay boşluğunda sersemce dolaşan bir gök taşı Luna'ya korkunç bir hızla çarpıp onu saman yolundan koparıp uzayın bir başka köşesine tek başına fırlatıvermiş. Luna, aynı ilk kez ana gezegeninden koptuğu andaki gibi yalnız ve tek başına uzayın derinliğine savruluvermiş. Bu defa tecrübeli tabi. Korkmamış. Sonsuz uzayın, sonsuz olasılıkları bir anda etrafında ve zihninde belirivermiş. İlk kez tek başına, hiçbir başka uydunun ya da gezegenin rotasında olmadan uzay boşluğunda canı istediği gibi gezinmenin özgürlük ve hafiflik duygusunu tatmış. “Evet” demiş “işte bu. Ben neden uydu Luna olacağım ki ? Kimsenin uydusu olmama gerek yok. Ben tek başıma bir gezegenim zaten.” Ve oracıkta içi huzurla dolmuş ve kendi etrafında dans ederek dönmeye başlamış. Etraftan onun neşesini, döndükçe oluşan çekim merkezini gören birçok uydu onun yörüngesine çekilivermiş. Bir anda bir dolu uydusu olmuş. Onlara tecrübelerini anlatmış, yol göstermiş. Ne de olsa kendi de aynı yoldan geçmişmiş ya. Zaman geçtikçe başka gezegenler de gelmişler. Hepsi beraber bir yıldızın etrafında dönmeye başlamışlar ve kocaman bir güneş sistemi ailesi oluşturmuşlar. Bu aile büyümüş büyümüş. Birçok güneş sistemi bir araya gelip, birçok galaksi oluşturmuşlar. Hepsi de sadece küçük Luna'nın artık uydu olmaktan vazgeçip, kendi sorumluluğunu alıp, tek başına olma ve kendi olma cesaretini göstermesi, ve neşe ile dans etmeye başlaması ile başarılmış. Ve küçük Luna bundan sonra hiçbir zaman yalnız kalmamış. Hep sevdikleri ile etrafı dolmuş, taşmış.Uzayın sonsuz boşluğunda, sonsuz olasılıklar arasında, sevinçle, sevgiyle genişleyerek dolaşıp durmuşlar.Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.

Yazan : Ahsen Küçükçalık

Resim : Pixabay

#masal #spiritüel #kısahikaye

75 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

MASKE