Ara
  • Ahsen KÜÇÜKÇALIK

NEWTON RENK ÇEMBERİ- Kıssadan Hisse


Zamanda bir anda, ülkenin birindeki her bir köyde farklı renkler yaşarmış. Köyün birinde kırmızılar, diğerinde sarılar, bir diğerinde yeşiller … Her bir köy kendi renginin güzelliği, eşsizliği ve frekansı ile övünür bir diğer köydekileri kendilerine benzemedikleri için hor görürmüş. Bir gün bu ülkeye karşı dışarıdan bir düşman tehdidi hasıl olmuş. Bunun üzerine . Yeşil, Mavi, Sarı, Kırmızı köylerin ileri gelenleri krallıkta bir araya gelmek ve bu düşmana karşı nasıl kendilerini savunacaklarına dair görüşmek üzere kral tarafından çağırtılmışlar Hepsi bir masanın etrafında toplanıp tartışmaya başlamışlar.

Kral: Yeşil, Mavi, Sarı, Kırmızı köy liderleri, krallığımıza doğru gelen büyük bir tehdit var. Bu tehdidin karanlık olduğunu tespit ettik. Eğer bir önlem almazsak tüm ülkemiz yakında karanlığa mahkum olacak ve bir daha ışığı göremeyeceğiz. Söyleyin bakalım ne yapalım ?

Yeşil : Kralım, en güçlü renk biziz, yeşil ağaçların, doğanın rengidir. Ülkedeki tüm ağaçlar toplanır ve düşmanın üzerine yürürsek bizden korkar ve geri çekilirler.

Kırmızı : Kralım biz yeşilden daha güçlüyüz. Kırmızı ateşin rengidir. Ateş en güçlü olandır ve kuvvetlidir. Ağaç kırılabilir, yanabilir, tehdit edilebilir ama ateşe kırmızıya bir şey olmaz biz tüm gücümüz ve sıcaklığımızla karanlığın üzerine gider onu savuştururuz.

Sarı: Kralım olmaz, ateş de sonuçta bir yanar bir söner, devamlı olarak gücünü koruyamaz. Ben sarı olarak güneşin rengiyim. Hep sarı parlarım, gücüm tükenmez. Ben gideyim düşmanın üzerine.

Mavi: Ben gitmeliyim asıl. Çünki ben havayım, gökyüzüyüm, tüm genişliğimle karanlığı sarar boğarım.

Böylece tartışma uzun bir süre hiçbir sonuca varmadan sürmüş gitmiş. Karanlık artık iyice yaklaşmışken, köylerde doğan yeni çocuklar bu tartışmalardan habersiz oynamak için krallığın çayırında bir araya gelmişler. Onlar birbirleri ile oynamayı çok seviyorlarmış çünki renkleri farklı olmasına rağmen bu çeşitlilik içinde resimler yapıyor, çayırlığı boyuyor, rengarenk açan kır çiçekleri gibi çayırlıkta kahkahalar atıyorlarmış.

Karanlık krallığın üzerine inip, çayırlığa yaklaştığında çocuklar karanlığı fark etmişler. İçlerindeki bir ses onlara ele ele tutuşmalarını ve hep beraber hızlıca dönmelerini söylemiş. Elele tutuşup şarkılar söyleyerek dönmeye başlamışlar. Hızlandıkça her birinin rengi gözle ayırt edilemeyecek şekilde yok olup birbirine karışmış. Ortaya daha önce krallıkta görülmeyen parkallıkta beyaz bir ışık çıkmış. O kadar parlakmış ki üzerlerine gelen karanlığı aydınlatıp dağıtıvermiş.

Büyüklerin kendilerinden başka bir rengi görmeyen ve kendilerinden başka bir çözüm üretemeyen bencilliklerinin aksine, çocuklar hepsi bir arada, gülerek, oynayarak üzerlerine gelen tehdidi yok edivermişler.

Bu olaydan sonra kral bir ferman yayınlamış;

“Ferman budur ki: bugünden sonra tüm renkler ayrı köylerini terk edip, krallık başkentinde hep beraber yaşamaya başlayacaklar. Herkes kendi rengini en iyi şekilde yayarken diğerlerine saygı gösterecek. Böylece hep beraber ışığımız hiç sönmeyecek ve bir daha karanlık bu krallığı tehdit edemeyecek. “

https://www.youtube.com/watch?v=-dvtbkzmrys

Yazan : Ahsen Küçükçalık

Çizim : Ahsen Küçükçalık

#yazar #hikaye #renk #masal #kıssadanhisse

57 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

MASKE