Hakkında

 

           “Genelde kafamda bir fikirle resim yapmaya başlarım. Ama süreç ilerlerken sanki resmin kendi özgür iradesi varmış gibi gelişimi eline alır ve yol boyunca kulağıma kendi isteklerini fısıldar ya da doğrudan kendi bildiği gibi davranır.  Sonuçta ortaya çıkan, ilk başta aklımdan geçenden bambaşka bir şey olur ve bana bir hikaye anlatır. Bu hikayenin temel hissi diğer izleyicilere de geçer ve izleyenin  içindeki bir yarayı iyileştirir.” yazının tamamını oku

                                                                                      Ahsen Küçükçalık  

                                                                                            

 

Bogazici Üniversitesi, İs İdaresi bölümünü bitirdikten sonra sigortacılık, dıs ticaret konularında sektörünün önemli sirketleri olan Commercial Union Sigorta, Koleksiyon Mobilya, Bilkont Dış Tic. gibi şirketlerde uzun yıllar çeşitli yöneticilik kademelerinde profesyonel olarak çalıştı. Tüm vaktini resim çalışmalarına ayırmak için Şahinler Holding Avrupa Serbest Bölgesi’ndeki Satış Pazarlama Müdürlüğü görevini  2018 yılı sonunda  bıraktı. Tutkusu olan resim konusunda akademik eğitimi olmamakla birlikte, 2015 ve 2016 senelerinde iki yıl ressam Neslihan Can atölyesine devam ederek, yedi aşamalı realistik tarzda yağlıboya eğitimini tamamladı. 2017 senesinde ressam Omar Ortiz’in Fransa/Paris’teki kısa dönemli atölyesine katıldı. Oradaki tecrübelerini Türkiye’deki sanat severlerle de paylaşmak için 2018 yılında Omar Ortiz atölyesini İstanbul’da organize etti. Temel ve ileri düzey fotoğrafçılık eğitimleri de alarak kendi resmedeceği konuları fotoğraflamaya başladı. Bu sayede dijital resim çalışmalarına da ilgi duymaya başladı. 2019 yılında Kırıntı Yayınevi'nden çıkan "Yarın Sevgililer Günüydü" adlı öykü kitabında bir öyküsü basıldı.

 

İstanbul'da yaşayan sanatçı renkli ve doğaçlama tarzını  etkileyen, bir Uzakdoğu öğretisi olan FengShui ve Çin Astrolojisi konularında da uzman olup, danışmanlık hizmeti vermektedir. 

ÖDÜLLER

1. Büyük BİRESKU Resim Yarışması 2016 "Juri Özel Ödülü"

SERGİLER

"The Rise of Light" Karma Sergisi / La Visione Gallery- Teşvikiye İstanbul / 2018

"Taş Plak " Karma Sergisi / NisArt Gallery - Teşvikiye İstanbul / 2018

"Yeni Yıl" Karma Sergisi / NisArt Gallery - Teşvikiye İstanbul / 2018

"BİRESKU" Karma Sergisi / Zafer Galerisi - Ankara / 2019

"Simyacı" 1. Solo Sergi / Maji Luxury Art Gallery & Event / Nişantaşı - İstanbul / 2019

FİRAR – Bir Sanatçının gerçek yaşam öyküsü

Roma seyahatim sırasında Vatikan Sistin Şapel’ine adım attığım o nefes kesen anı dün gibi hatırlıyorum. Duvarlardaki Botticelli, Perugino, Signorelli, Rosselli, Michelangelo’nun resim ve heykellerine büyük bir  şaşkınlık, hayranlık ve itiraf etmem gerekirse biraz da kıskançlıkla saatlerce öylece bakakaldığım o an;  renkleri, kokusu, duyguları ile hafızamda  capcanlı hala.

Çocukluğundan beri çizmekten, boyamaktan, tasarlamaktan zevk almış bir genç kız olarak sanatın bir dalında okumak  isterken evrenin bir şakası sonucu Boğaziçi Üniversitesi  "İş İdaresi" bölümünü bitirmiş ve uluslararası bir sigorta şirketinde çalışmaya başlamıştım o sıralar.

Sanatla ilgisi olmayan  sektörlerde, çeşitli kademelerde geçen tüm başarılı profesyonel çalışma hayatım boyunca  ne yaparsam yapayım içimdeki boşluk hissini dolduramadım. İçimde resim yapmam için beni çağıran ince cılız bir sesi hep duydum ama “ben kim oluyorum da  sanat eğitimi bile almamış biri olarak o kadar güzel resimleri yapacağım” diyerek birkaç çelimsiz, başarısız girişim dışında kendimde resim yapma cesareti bulamadım. Bu yıllarıma  "hapishane" yıllarım diyorum. Depresyona yatkınlıktan, özgüven eksikliğinden, ifade ve yaratıcılıktan yoksun geçen yıllar. Şimdi anlıyorum ki “başarı” bu dünyaya gelirken getirdiğimiz yaşam amacımızı yani kendimizi  ne kadar gerçekleştirdiğimizle alakalıdır.

Birkaç yıl  önce nihayet içimdeki bu çağrıyı dinledim ve sistematik bir şekilde resim yapmaya başladım. Her cumartesi  realistik yağlıboya çalışmaları konusunda çok yetenekli bir ressamın atölyesine 2 yıl boyunca devam ettim. Bu süreçte sadece bana verilen ödevleri kopyaladım.  Kendimi geliştirmek için  kitaplar okudum, astroloji, feng-shui, fotoğrafçılık, photoshop, dans, aikido gibi dersler aldım. Sonradan fark edecektim ki birbirleri ile alakası yokmuş gibi görünen onca ilgi alanı  çok yönlülüğünü temsil ediyormuş. Ancak tekniğim  ilerlemiş olmasına rağmen hala yaptığım resimlerde kendi sesimi ve rengimi göremiyordum.

Bir gün birkaç gündür üzerinde uğraştığım bir resmim önünde ilham eksikliğinden isyan etme noktasına geldiğim bir anda  tüm yüreğimle kendi sesimi, kendi ifademi bulmaya niyet ettim. Tam da o anda hayran olduğum Leonarda Da Vinci'den bu resim boyunca bana yardım etmesini diledim.  Evet doğru duydunuz. Leonardo Da Vinci’den  yardım istedim. Saatler sonra resmin başından kalkıp birkaç adım uzaklaşıp karşımda duran tuvale baktım. Sanki elime sihirli bir değnek dokunmuştu. Gözyaşlarıma hakim olamadım. Bana yaratıcı ilhamımı  verdiği, kendi ifademi, sesimi bulmama ve bunu çıkarmama  izin verdiği için Yaradan'a  şükrettim.

Şu andaki yaratım sürecim bir tür kanallık gibi. Genelde kafamda bir fikirle resim yapmaya başlarım. Ama süreç ilerlerken sanki resmin kendi özgür iradesi varmış gibi gelişimi eline alır ve yol boyunca kulağıma kendi isteklerini fısıldar ya da doğrudan kendi bildiği gibi davranır ve ben de bu akışa izin veririm. Sonuçta ortaya çıkan, ilk başta aklımdan geçenden bambaşka ve daha güzel bir şey olur ve bana bir hikaye anlatır. Bu süreç bendeki bir şeyi değiştirir, dönüştürür, iyileştirir. Bu dönüştürücü enerjinin hissiyatı izleyicilere de geçer ve izleyenin de  içindeki bir yarayı iyileştirir.

Bu sevgiyi, şefkat ve güzelliği, şifayı dünya'ya resimlerimle yaymak benim görevim. 

Dünyayı sevgi ve şefkat yönetsin !

 
  • Facebook - Beyaz Çember
  • Instagram - Beyaz Çember
  • LinkedIn - Beyaz Çember
  • YouTube - Beyaz Çember
  • Pinterest - Beyaz Çember

AHSEN KÜÇÜKÇALIK

Ressam /Sanatçı / Yaratıcı Girişimci

2020 - Tüm Hakları Saklıdır